Amerika’da Doğum Hakkında Sık Sorulan Sorular

Amerika’da Doğum Hakkında Sık Sorulan Sorular

Amerika’da Doğum Hakkında Sık Sorulan Sorular

Amerika’da doğum konusunda o kadar çok mail alıyorum ki, böyle bir yazı hazırlamayı borç bildim okuyucularıma. Aslında biraz hassas bir konu, ahkam kesmeye çekiniyorum. Umarım yanlış anlaşılmadan belli sorulara cevap vermeyi başarabilirim. Haydi iyi okumalar 🙂

Amerika’da doğumun avantajları nedir? Biz neden orada doğumu tercih ettik?

Amerika’da vatandaşlık toprak esasına dayalı olarak da veriliyor. Yani Amerika’da doğan her birey oranın vatandaşı olma hakkını kazanıyor. Kendi ülkemizi, Türkiye’yi elbette seviyoruz ama başka bir ülkenin daha vatandaşı olmak her zaman bir artıdır diye düşündük. 

Üstelik orta doğu kaynayan bir kazanken, Türkiye’de bombalar patlarken çocuğumuza bir B planı hediye etmek, kullanmayacak bile olsa yurtdışında yaşama fırsatı sunmak elimizden gelen en iyi şeydi.

Şu an Ekin Amerikan pasaportu ile bizim vize aldığımız ülkelere elini kolunu sallayıp giriyor. İleride staj veya iş imkanları çıktığında da vize konusu önünde bir engel teşkil etmeyecek.

Üniversite eğitimini Amerika’da tamamlamak isterse yabancı öğrenci tarifesinden değil, vatandaş tarifesinden yararlanacak, yani daha az para ödeyecek.

Türkiye’de okumak isterse de daha basit sınavlarla okullara yerleşme imkanı olabilecek. Burada bir parantez açayım, elbette Ekin’in “haketmediği yere kolayca girmesi” gibi bir amacımız yok. Zaten iyi bir üniversitede okumak için belli eğitim altyapısını almış olması gerekiyor. Sadece bizim yaşadığımız stresi, yarış atı sendromunu daha hafif atlatabileceğini umuyorum.

Erkekler için askerlik konusunda avantaj sağlayabilir Amerikan vatandaşı olmak.

Son olarak çocuk 21 yaşına geldiğinde anne baba ve kardeşlerine yeşil kart alabiliyor.

Kısacası farklı bir ülkenin vatandaşlığı her zaman bir anahtardır ve hangi kapıyı açacağını bilemiyoruz. 

Amerika’da doğumun anne için avantajları var mı?

Sadece çocuğun iyiliği için atlayıp doğuma gittik, ama orada yaşadığım 2 ay aslında hayatımın en tatlı, en rahat aylarıydı. İş stresinden uzak (gitmesem son güne kadar çalışacaktım, çok net!), çocuğa ve doğuma odaklandığım o güzel günleri unutamıyorum.

Bunun yanında katıldığımız anne bebek kursları, orada varolduğunu öğrendiğim ürünler (her amaca uygun bir ürün var, “ulan bunu da mı yapmışlar” demeden duramıyorsunuz) ufkumu epey genişletti.

Olgun bebeğin altını bağlamayı öğreniyor

Türkiye’de duyduğum hikayeler genelde “aslında normal doğum yapacaktım ama ….. olduğu için sezeryana döndük” şeklinde. Noktalı kısım herkeste farklı olabiliyor, ama çoğunluğu da bahaneden ibaret. Ben en azından normal doğum yapabildim.

Amerika’da size bebeği nasıl beslemek istediğinizi soruyorlar. Emzirmeyi veya formül mama ile beslemeyi tercih edebiliyorsunuz. Emzirmeyi tercih ederseniz de çok destekliyorlar. Benim gittiğim hastanede odaya gelen “emzirme danışmanları” olaya çok bilimsel yaklaşan, pozisyonları isimleriyle öğreten ve uygulatan kişilerdi. Göğsüm yara olmadan emzirmeye başladım ve bence çok başarılı devam etti.  

Amerika’da doğum yapınca etrafınızda “göğsüne soğan sür yara olmasın” veya “çocuğun ağzına nar suyu değdir gazı kolay çıksın” diyen batıl inançlı kimselerin olmaması da avantaj. “Acaba sütün yetmiyor mu” gibi sinir bozucu bir soruyu ancak Türkiye’ye döndüğünüzde duyabilirsiniz. 

Amerika’da doğum çok mu cool, sosyetikliğin göstergesi mi veya hiç dezavantajı olmayan mükemmel bir dünya mı?

Aslında yukarıda saydığım avantajlar bir nevi dezavantaj olarak da değerlendirilebilir. 

Boş durmaya alışkın olmadığım için işten ayrı kaldığıma üzüldüğüm zamanlar oldu. Bilgisayar başında işimi takip etmek zorunda kaldım, orada olmak istedim. 

Doğum esnasında annem babam ve Olgun yanımdaydı, ama diğer sevdiklerimin de yanımda olmasını isterdim. 

Türkiye’de aynı dili konuştuğum, nazımı çekeceğini bildiğim doktorum ile doğum yapmak varken orada 2 aydır yüzeysel tanıdığım bir doktor ile doğum yaptım.

Ben hamilelik dönemimde yoğurdumu evde mayalayan, haftanın belli günlerinde et, belli günlerinde balık tüketen, günlük süt içen dikkatli bir hamileydim. Oraya gidince beslenme düzenim istediğim gibi devam etmedi. Normalde patates yemeye ihtiyaç duymayan ben, orada patatessiz sofraya oturmadım neredeyse 🙂 Neyse ki çok yürüyüp az kilo almayı başardım. 

Türkiye’de çoğunlukla evde kendim yemek yapıyordum ama temizliğe mutlaka bir yardımcı alıyordum. Orada temizlik işlerini de Olgunla birlikte yapmak zorunda kaldık. Sosyetiklik şurda dursun, Türkiye’de elime Vileda almıyorken Amerika’da temzilik yaptım ben! Bir başkasının evinde olmak ve oranın hijyen koşullarını kendinize uydurmak da ayrı bir dert. Amerikan evlerinin genelde halıfleks kaplı olması çok sinir bozucu mesela. 

Süslü doğum odaları, artistik bir doğum fotoğrafçısı benim için sadece bir fantezi olarak kaldı. Çünkü Amerika’da bu işler daha pahalı. 

Hamilelik ve lohusalık dönemleri hormonların alt üst olduğu, duyguların şelale gibi aktığı dönemler. Uzaktayken aldığınız kötü bir haber sizi normalde etkileyeceğinden 10 kat daha fazla etkileyebiliyor.

Amerika’da doğumun en büyük dezavantajı da maliyeti. Türkiye’de bedava doğum yapabileceğinizi düşününce orada ödediğiniz paralar bir hayli yüksek. İster istemez bütçeyi zorluyor. Hele de bebeğin kuvöze girme ihtimalini düşünmek bile istemiyor insan; hem maddi, hem manevi anlamda.

Amerikan vatandaşları çok vergi ödüyormuş, doğru mu?

Vergi olayı tam bir kaos. Şükrü Kızılot’un, Cengiz Semercioğlu’nun son derece yüzeysel yazılmış köşe yazıları var internette dolaşan. Şu siteyi okursanız vergi konusunda çok da endişelenmeye gerek olmadığını anlarsınız:http://amerikanvergisi.com/genel-bilgiler/

İki ülke arasında çifte vergi anlaşması var, yani iki ülkeye de ayrı ayrı ödeme yapılmıyor. Gayrımenkul zenginiyseniz, borsadan veya faizden para kazanıyorsanız evet, Amerikan vergisi belinizi bükebilir ama maaşlı çalışanlar için veya serbest meslekler için Amerika vergisi pek sorun olmuyor. 

Doğuma gideceğimiz şehri nasıl seçtik?

Amerika’da doğum için meşhur bazı yerler var. Ben onların arasından doğumum kışa denk geldiği için San Diego’yu seçtim. Kaliforniya genel olarak yumuşak bir iklime sahip ve San Diego yaşamak için harika bir yer diye duymuştum. Benim San Diego notlarımı da buradan okuyabilirsiniz. 

New Jersey, Chicago, Toledo, Houston gibi yerler de doğum için çok tercih edilen şehirler. Belki benim bilmediğim başka şehirler de vardır.  

Doğum turizminin yoğun olduğu şehirlerde hastaneler bizim gibi doğuma gelenlere özel fiyat paketleri sunuyor. Yani Amerika’nın X kasabasında yaşayan bir tanıdığınızın şehrinde doğum yapmak her zaman maddi anlamda avantajlı olmayabilir. 

San Diego’da hamilelik çok keyifliydi

Doğuma gideceğimiz şehirde hastane ve doktor tercihini neye göre yaptık?

Bu konuda size yardımcı olabilecek bir sürü aracı şirket var. Aracı şirketler tabii ki size sağladıkları hizmetin karşılığında paralarını alıyorlar.

Biz herhangi bir aracı şirketle anlaşmadık, süreci tamamen kendimiz yürüttük. Bu da belli bir çaba ve zaman harcattı bize. Sonucunda hem çok şey öğrendik, hem de doğumu daha ucuza getirdik. Ben firma ile gitmediğime çok memnunum ama siz kendinizi nasıl daha rahat hissedecekseniz o şekilde gidin diyorum. Hamile kişinin kafası rahat olmalı.

Hastane ve doktor seçim sürecini 5 maddede özetlersem:

1- Ben önce doğum yapacağım hastaneyi belirledim, ki burada daha önce orada doğum yapmış bir arkadaşımın önerisini dikkate aldım. Hastaneye telefon açıp fiyat sorduk.

2- Hastanenin sitesine girip orası ile anlaşmalı doktorların listesine baktık. 

3- Listedeki doktorlardan gözüme kestirdiklerimin Yelp‘deki yorumlarını okuduk. 

4- Yorumları beğendiysek ofislere telefon açıp fiyat teklifi aldık.

5- Beğendiğim 2-3 doktordan randevu alıp San Diego’ya gidince yüzyüze görüşüp birini seçmeye niyetlendim, ama daha sonra ilk gittiğim doktoru gayet beğendim ve maliyeti azaltmak adına diğer doktorlara gitmedim.

Merak edip araştırmak isterseniz doğum yaptığım hastanenin adı Sharp Mary Birch. Doktorum ise Anmar Mansour idi. 

Benim doktorum yabancıydı ama Amerika’da Türk doktorlar da var. Bir çok hamile Türk doktora gitmeyi tercih ediyor, hatta doktora göre şehir tercihi yapıyor. Siz de böyle yapabilirsiniz. 

San Diego’da kalacağımız evi nasıl bulduk?

Uçak biletimizi aldık, doktorumuzu aşağı yukarı belirledik. Sıra geldi ev ayarlamaya. 

Aracı bir şirketle giderseniz onlar size ev buluyor ama bizim gibi işi ekonomik halletmek isterseniz airbnb.comgayet başarılı. Airbnb’nin kredi kartından parçalı çekim yapması da bir avantaj. 

Oradan içinize sinen bir ev bulamazsanız San Diego’da emlakçılık yapan Türk bir arkadaşım var, mail adresini verebilirim isteyenlere. 

Evimizin bulunduğu cadde, Pacific Beach

Amerika’ya hamileliğin hangi evresinde gittik ve orada ne kadar kaldık?

En geç 32. haftada gitmeyi öneriyorlar ama ben 33+4 de gittim. Eğer normal doğum düşünüyorsanız işi garantiye almak için 60-70 gün arası bir konaklama ayarlamanız iyi olur. Dönüş biletinizi çocuğun muhtemel doğum tarihinden 20 gün sonrasına almayı düşünebilirsiniz. 

Amerika’ya girişte geliş amacınızı söylemeniz gerekiyor mu?

Girişte hamileliği gizlemek veya söylemekle ilgili karşıt görüşler var. Kapıdan döndürülenler olduğunu da duyuyorum. Açıkçası bu konuda bir otorite olmadığım için çok yorum yapmak istemiyorum, tavsiye de veremiyorum.   

Bizim tecrübemiz şu şekildeydi: Kendiliğimizden hamile olduğumu söylemedik ama “doğuma mı geldiniz?” dediklerinde inkar da etmedik. Sorumluluklarımızı hatırlattılar, yani doktor ve hastane ücretlerini ödeyip faturaları bir sonraki sefere ülkeye girişte yanımızda bulundurmamız gerektiğini söylediler. O şekilde giriş yaptık.

Yanınızdaki parayı bildirmenizi istiyorlar. 10000 doların üzerinde bir paranız varsa ekstra bir form doldurtuyorlar. 

Dediğim gibi, bu konuda herkes farklı bir tecrübeye sahip olabilir, biraz da girişte karşınıza çıkan memurun tutumuna bağlı. 

Amerika’ya kiminle gittim?

Ben Amerika’ya eşim Olgunla gittim. Olgun çalıştığı şirketten “evden çalışma izni” aldı. 2 ay boyunca birlikteydik, doğum zamanı annem ve babam da geldiler.

Eşlerinin işi bırakma veya uzaktan çalışma imkanı olmayan hamile arkadaşlar genelde anneleriyle gitmeyi tercih ediyorlar.

Bence kiminle gittiğiniz önemli. Yanında rahat edebileceğiniz, sizi kasvete sürüklemeyecek birini alın yanınıza.

Bazı aracı firmalar size arkadaşlık da edebiliyor. Bu şekilde bir firma ile anlaşıp yalnız giden hamileler de var. Bu durumda eşler en son doğuma geliyor. Ama bunun için sağlam bir psikoloji lazım, ben illa ki yanımda bir yakınım olsun isterdim sanırım.

Amerika’da normal doğum mu yapılıyor, epidural anestezi uyguluyorlar mı, doğum sürecini nasıl atlattım?

Amerika’da parasını siz ödediğiniz takdirde ister normal doğum, ister sezeryan yapabiliyorsunuz. 

Sezeryan daha pahalı.

Mümkünse öncelikle normal doğum öneriliyor. 

Amerika’da insanlar doğal doğum yanlısı. İlaçsız epiduralsiz doğumu destekliyorlar. Doğum odalarında sancı ile başetmenizi kolaylaştıracak pilates topları, duş, film izleme imkanları filan var.  

Zaten bizim gibi zırt pırt ultrasona da girmiyorlar. Bazıları cinsiyeti doğumda öğrenmeyi tercih ediyor. 

Nst yi sadece doğumdan önce çekildim ben, öyle 35. haftadan sonra her hafta nst gibi bir uygulama yoktu. 

Benim doğum sürecim suyumun gelmesi ile başladı, sancı yetersiz olduğu için suni sancı verdiler. Bir süre sonra da benim talebim üzerine epidural anestezi yapıldı. Çok sancı çektiğim söylenemez.

Doğum ekibi son derece sıcak ve profosyoneldi. Şükran günü tatili olmasına rağmen herkes işini zevkle yapıyor gibiydi. Son yarım saate kadar hemşireler, annem ve Olgunla birlikteydim. Son anda doktor geldi ve doğum gerçekleşti.

Amerika’da doğum sonrası en önem verilen şey bebek ile annenin ten tene teması. Öyle çocuğu doğar doğmaz alıp ölçüp tartıp giydirmiyorlar. Çocuk çıkar çıkmaz üzeri hemen hızlıca silinip annenin göğsüne yatırılıyor. 1-1,5 saat boyunca bebeği kimse almıyor üstünüzden. “Skin to skin” dedikleri bu olayı ben önce çok ciddiye almamıştım ama yaşayınca gördüm ki muhteşem bir duyguymuş. Bence süt salgısına çok olumlu bir etkisi var. Türkiye’de bu hakkımızı gaspetmeleri cidden çok acı.

Bana ilginç ve güzel gelen bir detay da, çocuk doğduğundan itibaren sizin yanınızdan asla ayrılmıyor. Bütün testler odanızda yapılıyor. Hem size, hem bebeğe birer bileklik takılıyor ve bu bilekliklerdeki sensörler bebeğin annesinden uzaklaştığını hissederse tüm hastaneye alarm veriliyor. Kapılar, asansörler kilitleniyor vs… Hastaneden çıkarken de kimlik kontrolü yapıyorlar. Yani çocuğunuzun başka bir bebekle karışması veya kaçırılması ihtimali sıfır. 

Pasaport çıkartma işlemi ne kadar sürüyor?

Bebek doğduktan sonra prosedürel olarak yapılması gerekenleri 6 maddede sayıyorum

1- Hastande bir form doldurup “birth certificate” isimli doğum belgesini ve çocuğun Social Security Number (SSN) denilen bizim tc no gibi bir numara talep ediyorsunuz.

2- Birth Certificate birkaç gün içinde hazır oluyor ve bunu resmi bir yerden teslim alıyorsunuz (nereden teslim alacağınızı hastane söylüyor size). En az 2 kopya almanız öneriliyor, tanesi 28 dolar. 

SSN numarası ise adresinize postalanacak. Bundan sonraki kısmı SSN postaya geldikten sonra da yapabilirsiniz ama aceleniz varsa illa SSN’i beklemenize gerek yok.

3- Pasaporta başvuru için randevu alıyorsunuz

4- Pasaporta koymak için bir vesikalık fotoğraf çektiriyorsunuz. CVS lerde filan çekiyorlar. Evde kendiniz de çekebilirsiniz ama onlar daha bir işin ehli sanki.

5- Randevu aldığınız tarihte pasaport ofisine gidip belgelerinizi elden sunuyorsunuz ve bebeğin sizin olduğuna yemin ediyorsunuz (bu kısım biraz komik)

6- Pasaportun adresinize postalanmasını bekliyorsunuz.

Tüm bu süreç yaklaşık 10-12 gün sürüyor. Ve pasaportu alır almaz Türkiye’ye dönebiliyorsunuz. 

Dönüşte uçak yolculuğu sorun oluyor mu?

Yenidoğan bebekle uçmak gayet kolay. Uçak aksamının sesi bebekleri çok rahatlatıyor ve uyutuyor. Genelde uyku ve emme ile geçiyor. Şanslıysanız havayolundan bebek pusetli bir koltuk ayarlayabilirsiniz. 

En can alıcı soru, Amerika’da doğum yapmanın maliyeti nedir?

Herkesin harcama kalemleri, lüks ve konfor anlayışı farklı olduğu için net bir şey söylemek doğru olmayacaktır.Yine de 2015 yılında bizim ana kalemler ne kadar tuttu örnek vereyim, aşağıda da 2018’deki güncel fiyatları paylaşacağım:

Doktor: 3150 dolar

Hastane: 2250 dolar

Epidural: 850 dolar

Ev kirası: 6000 dolar

Araba kirası: 1900 dolar

Uçak parası: 2000 dolar 

Bunlar bizim seçtiğimiz doktor, hastane ve ev için geçerli. Evi daha lüks bir muhitte tutup 10bin dolar da harcayabilirsiniz, daha kötü bir yerde tutup 4-5 e de halledebilirsiniz (San Diego için 5 in altı biraz zor). Biz direkt olsun diye THY ile uçtuk ama daha ucuz havayolu seçilebilirdi. Arabamız Toyota Camry idi, siz daha lüksünü kiralamak istebilirsiniz.

Doktor ve hastane için de farklı fiyatlar almanız mümkün. Benim hastane için söylediğim rakam normal doğum ve 1 gece kalma fiyatı. Sezeryan olursa, 2 gece konaklanırsa fiyat artıyor.

Biz olabildiğince işi ekonomik hallettik, ve  yaptığımız kıyafet, elektronik, bebek eşyaları alışverişleri, Las Vegas gezisi de dahil olmak üzere toplamda 27 bin dolar harcadık. Bu fiyata eşimle ikimizin harcamaları dahil. Annemle babam 15 gün bizimleydiler ama onların bütçesi ayrıydı.

Alışveriş kısmını saymazsanız da bu işi 20 bin doların altına halletmek mümkün değil diyebiliriz.

Eğer bir firma ile anlaşacaksanız maliyetiniz muhtemelen 30-35bin doları geçecektir.

İşlerin yolunda gitmemesi, annenin veya bebeğin yoğun bakıma, kuvöze girmesi durumunda maliyetler çok artıyor. Umarım kimsenin başına gelmez ama hazırlıklı olmakta fayda var.

Bahsettiğim maliyetleri “doğum parası” olarak düşünürseniz hiç akıl karı değil, neticede Türkiye’de çok çok daha ucuza hatta bedavaya doğum yapılabilir. Ama ödediğiniz bu ücret ile “vatandaşlık” satın aldığınızı düşününce kulağa daha makul geliyor. Bence çocuğa bırakmak için iyi bir miras. 

En can alıcı soru, Amerika’da doğum yapmanın maliyeti nedir?

2018’den gelen ek bilgi: Ocak başında 2. çocuğumuzu kucağımızı almak için tekrar San Diego’ya geldik. Doktor ve hastane fiyatlarındaki değişiklikleri aktarmak istiyorum:

Aynı doktoru tercih ettim (Dr Anmar Mansour), fiyatı 4500 dolara yükselmiş, peşin ödemeniz durumunda 4050 dolar. Piyasada daha ucuz doktorlar da var, daha pahalıları da.

Hastanem de aynı (Sharp Mary Birch), fakat onda da artık normal doğum bile yapsanız 2 gece konaklama gerekiyor ve fiyat 4300 dolar olarak güncellenmiş.

Epidural ücreti: 940 dolar

Sezeryan için fiyat bilgisi de çok soruluyor: Hastane ücreti 5200 dolar, epidural 800 dolar. Benim gittiğim doktor ise sezeryan için 4700 dolar alıyor.

2018’de diğer gider kalemlerimiz ise hemen hemen aynı: Evimiz biraz daha pahalı ama arabayı kişisel bir kontakt aracılığı ile kiraladık ve daha ucuz oldu.

Uçak parası ise Ekin 2 yaşını geçtiği için 3000 dolar gibi tuttu.

Bu geldiğimizde dolar kuru 4’e yaklaştığı için ve geçen seferden bebek malzemelerimiz tam olduğu için daha az alışveriş yapıyoruz.

Umarım beklenmeyen bir harcama yapmadan sağ salim geri döneriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir